3 Haziran 2026 Çarşamba
DOLAR 45.96 ₺
EURO 53.35 ₺
STERLIN 61.71 ₺
G.ALTIN 6,556.11 ₺
BTC 66,357.77 $
ETH 1,842.71 $
BİST 0.00

    Ercüment Tunçalp

    Ercüment Tunçalp

    Teşekkürler Metin Diyadin !

    Yayınlama: 17 Mayıs 2026 Pazar 23:40 Okunma: 626

    Etik dışı ayrılışa rağmen dönüşü muhteşem oldu. Bu takımı düşürmek için gayret gösterenlere inat yine de son iki hafta için geldi…

    Eğer kendisi de Gençlerbirliği taraftarı olmasaydı, iki haftada 6 puan almaktan başka çaresi olmayan bir takım için kariyerini riske atmazdı. Bu gün Gençlerbirliği tarihine geçmiştir. Ve büyük hoca olduğunu bir kere daha göstermiştir…

    Bu yönetim iş başına geldiği günden itibaren, içinde bizim gibi taraftarların bulunmasını yeterli görüp, verdiğimiz destek eksiksizdi. Kulüp kaynaklarına sahip olacaklarına güvenimiz tamdı ve şimdi de öyledir. Ancak beceri eksikliği nedeniyle takım küme düşme noktasına kadar gelmiştir.

    Ve son maçı düşünerek, Türkiye Kupası’nı da feda etmiş olduk…

    Ligde ilk 10’da yer almak varken, korkulu rüya görecek noktaya geldik…

    Elbette bugün sevinme zamanıdır ama çektiğimiz sıkıntılar bunu günlerce içimizde tutmayı engelliyor.

    Bir özeleştiri de kendimle ilgilidir. İşin bu tarafını da hesaba katmadan destek açıkladığım ve taraftarı yanılttığım için kendimi de hatalı sayıyorum.

    Gerçi Metin Diyadin’in ayrılacağını öğrendiğim gün (14 Şubat 2026) bu hatadan dönülmesini yazarak elimden geleni yaptıysam da bu konuda ben ve arkadaşlarımın dikkate alınmayacağını da hesap edebilmeliydim…

    “Metin Diyadin babanın oğlu mu ?” diye soranlar da oldu…    

    Sonıuç olarak; dünyada eleştiriden muaf olacak bir insan oğlu yoktur. İşte ülkemizde futboldan en iyi anlayan ve az hata yapmış olan Rahmetli Başkanımız İlhan Cavcav’ı bile saygı sınırları içinde kalarak nasıl eleştirdiğimiz arşivlerde durmaktadır. Kendisi de ilk gün kızar, üç gün sonra unuturdu. Yani bir tarafa not etmezdi…   

    Amaç hatadan çevirmek olduktan sonra niyeti sorgulamaya gerek yoktur. Yani kulüp taraftarı olmak demek, kişilere kayıtsız şartsız destek vermek değildir.

    Öğrenmenin yaşı yoktur; hâlâ torunum yaşındaki gençlerden çok şey öğreniyorum ve eleştiri alışkanlığı edinmelerini istiyorum. Üç şartla; önce özeleştiri, sonra empati ve daha sonra da benchmarking (kıyaslama) alışkanlığını başa alarak…

    Bütün taraftarlarımızı, teknik ekibimizi, futbolcularımızı ve kulüp çalışanlarımızı bu mutlu günümüzde kutluyorum…

    Gençlerbirliği’mizin sonsuza kadar yaşamasını diliyorum…