Sezon başlamadan şaşırmaya başladık. Kulüp Başkanı “dört beş nokta transfer yapılacağını” söylüyor. Demek ki gidenlerin yeri bile dolmayacak…
Gerçi şimdilik transfer yasağı var ama hedef “yasakları kaldırmak” olduğuna göre özellikle bu çalışmanın neticeye ulaşacağına inanmak istiyoruz.
Önce takımdan ayrılanlara ve gönderilecek olanlara bakalım…
Velho, Niang, Onyekuru, Hanousek, Göktan Gürpüz, Samed Onur, Bashiru, Varesonoviç veda ettiler, bazıları da veda edecekler.
Şimdilik sayı sekizdir ve durumu henüz netleşmeyenler de var…
Peki bu durumda “4-5 nokta transfer” yeter mi ?
Hani kadro genişliğinden bahsediliyordu ?
Sakın geçen yıl başka kulüplere kiralanan ve alt liglerde bile performans gösteremeyenlerle kadronun tamamlanacağı söylenmesin, sonu hüsran olur…
Bırakın “ligde ilk 10, kupada final hedefi”ni, Metin Diyadin’in bile kurtaramayacağı noktaya gelinebilir.
İkinci şaşırtan olay; “indirimli kombine alacak kişilerin taraftar derneklerince belirlenmesi” kararıdır.
Hiç kimse bir derneğe veya gruba üye olmak zorunda değildir. Eğer amaç,
yönetimin taraftar üzerindeki etkisinin artırılması ise küçük bir grubun dışında bu bizim kulüpte netice vermez. Zira bu uygulamaya ilk itirazlar da hem geçen yıl hem de bu yıl gruplardan geldi. Yani üzerine atlayıp ayrıcalık sahibi olmayı tercih etmediler…
Bazı büyütülmüş kulüplerin gruplar tarafından şekillendirildiğine bakarak, benzer modeli benimsemek pratik olsa da etik olmaz.
Gençlerbirliği kulübüne gönülden bağlı olmak yeterlidir. Herkes birbirini iyi tanır. Yani araya sızma ihtimali zayıftır…
Ancak henüz yeni geldikleri için taraftarı tanıma fırsatı bulamayan yöneticiler varsa yine yönetim içindeki eskilerden yardım alabilirler.