26 Eylül 2026 Cumartesi
DOLAR 49.01 ₺
EURO 56.11 ₺
STERLIN 65.25 ₺
G.ALTIN 6,740.80 ₺
BTC 83,951.99 $
ETH 2,670.24 $
BİST 0.00

    Ercüment Tunçalp

    Gençlerbirliği maçında 2 penaltıları verilmemiş !

    Yayınlama: Okunma: 489

    Bu söylem bu kadar uzamasa, belki de üzerinde durmaya değmezdi. Ancak

    Gençlerbirliği’nin haklı galibiyetini, maç gününden beri değersizleştirmeye çalıştılar. Kendi camialarına hakem yüzünden yenildiklerini anlatmaya çalıştılar.

    Gerçi o günden sonra da takım performansları gerçeği anlatıyordu ama onlar ilk maça takılı kalmışlardı bir kere…

    Güya puan cetvelinde ikinci sayfaya düşmenin nedeni de haksız Gençlerbirliği yenilgisiydi !

    Belki de bilirkişi noktayı koymasaydı, sezon boyunca sürecekti bu safsata…

    Merkez Hakem Kurulu, MHK Elit Hakem Direktörü Anthony Taylor tarafından seçilen pozisyonlara ilişkin hazırlanan ‘Hakem Kararları Analizi’ açıklandı.

    Gençlerbirliği- Fenerbahçe maçının 49. dakikasında; Mert’in yerde kaldığı pozisyon için Anthony Taylor diyor ki; “Mert Müldür kafa vurduktan sonra Goutas müdahale ediyor. Ancak hücum oyuncusunun şut çekme veya kafa vuruşu yapma becerisini etkilemediği gerekçesiyle pozisyon penaltı değil.”

    Taylor devam ediyor; “Aynı maçın 71. dakikasında, Anderson Talisca şutunda top Goutas’ın eline çarpıyor. Top ile savunmadaki ismin eli arasındaki temas minimal, topun kaleye gitmesini engellemiyor  veya topun yönünü değiştirmiyor. Bu nedenle pozisyon penaltı değil” diyerek noktayı koyuyor.   

    Elbette hepsi bu kadar değil, madalyonun diğer yüzüne de bakmak gerekiyor.

    O günkü maçın hakeminden Gençlerbirliği memnun mu ?

    Hayır, sadece sesi duyulmuyor…

    Aynı maçta Skriniar, biri ceza sahası içinde, biri dışında olmak üzere 2 kez Gençlerbirliği futbolcularına dirsek atıyor. Faul yok, kart yok !

    Futbolcularımızın, hakeme ısrarla pozisyonu anlatmalarına rağmen VAR’da zahmet edip önündeki monitörden izlemeyince rakip futbolcunun yanına kâr kalıyor. Keşke Taylor bu pozisyonlara da açıklık getirseydi. Gerçi sosyal medyada  

    video kayıtları var ama yine de tarafsız bir görüş tarafından tescili isabetli olurdu. 

    Sonuç olarak; televizyonlarda sarı lacivert formaları ile yorum yapanların görüşleri yok hükmündedir. Benim gibi kırmızı siyah forma ile hakem kararını eleştirenlerin de görüşlerine itibar edilmemelidir. Gerçi beni tanıyanlar bilir, kendi takımımın haksız itirazlarına da sık sık karşı çıkarım. Rakibin aleyhine olan hakem kararlarını da eleştiririm. Ancak buna rağmen üzerinde forma taşıyan kişilerin genelikle tarafsız kalamayacağına da inanırım.

    Üstelik; sesi yüksek çıkan her zaman haklı değildir. İletişimin kalitesini ve haklılığı belirleyen şey sesin yüksekliği değil, sunulan argümanların, kanıtların ve mantığın sağlamlığıdır.