“Yüzüne gözüne bulaştırmak” bu olsa gerek…
Saha içinde ve saha dışında “adil yönetim” den bahsetmek mümkün değildi. “Futbolumuzda yapı var” diyenler bir de bu gözle bakabilirler !
. ABD’nin vize skandallarına organizasyonun patronu Infantino seyirci kaldı.
İran kafilesinin turnuva boyunca vizeleri verilmesine rağmen yöneticilerin bu ülkeye alınmaması sebebiyle kampa Meksika’da devam etmek zorunda kalmaları ve maç günleri ABD’ye giriş çıkış yapmaya mecbur bırakılmaları tam bir fiyaskoydu. Spora siyaset karıştığının en önemli kanıtıydı…
. Afrika’nın en iyi hakemi seçilen Somalili Omar Artan, geçerli vizesi olmasına rağmen ABD tarafından ülkeye alınmadı. Ve FIFA bu duruma sessiz kaldı.
. ABD’li Florin Bologun’nun Bosna maçında gördüğü kırmızı kartın, FIFA tarafından askıya alınarak Belçika maçında oynatılması iyi niyetle bağdaşmıyordu. Daha sonra Başkan Trump, “bunun kendi ricasıyla gerçekleştiğini” söylemesi de işin tuzu biberi oldu.
. Arjantin’e Mısır’ı 3-2 yendiği maçta hakem ve VAR desteği unutulmazdı…
Mısır’ın ikinci golünün iptal edilmesi ve son dakikada Muhammed Salah’ın ceza sahasında düşürülmesi, sonuca direkt etki etti.
. Bu turnuvada “teknolojinin kötüye kullanılmasını” da gördük. Top sensörünün, Portekiz’e yenildiği maçta Hırvatistan aleyhine kullanılması ama Norveçle oynadığı maçta İngiltere’yi etkilememesi hayret vericiydi. Esasında teknolojiye bile gerek kalmadan görülen; Norveç kalecisi Nyland’ın degajında topun stadın üstündeki örümcek kameraya çarparak yön değiştirmesi, istendiği gibi İngiltere’yi bir üst tura taşıdı…
. Bolca seçenek olmasına rağmen uygun olmayan iklim koşullarındaki statların programa dahil edilmesi de bir başka özensizlikti.
. Yüksek bilet fiyatlarının rekor kırması da turnuvanın özellikleri arasında yerini aldı. 11.000 dolara kadar çıkan fiyatları Infantino cesaretle (!) savundu.
Esas görevi futbolu sevdirmek ve yaygınlaştırmak olan FIFA’nın “boş kalan koltuklar” meselesi daha çok baş ağrıtacağa benzer…
. Dünya Kupası 2026 yılında ilk defa 48 takımla (daha önce 32 idi) oynandı. Henüz bu durumun aksayan tarafları tartışılmadan, Infantino Efendi 64 takım müjdesi verdi. Yani 2 hamlede 2 kata çıkarılan takım sayısıyla güya devrim yapılacak !
Amaç bellidir, muhterem yerini sağlamlaştırmak üzere çevreyi genişletmek istiyor. Peki adama sormazlar mı; “48 takımlı organizasyonu becerdin de 64 takım mı eksik kaldı ?” diye…
Görüldüğü gibi henüz turnuva sonuçlanmadan yapının en hası sahnededir…