İlk 2 maçtaki rezilliği kadere kısmete bağlayan bu pişkin hoca formalite maçtan çıkarılan galibiyet sonrası kükremiş ve “Bu galibiyet bin tane zafere bedel” demiş…

Bu kadarıyla da yetinmemiş, “Çok mutluyum, bütün futbolcular yeteneklerini gösterdi, başımız dik bir şekilde ülkemize döneceğiz” buyurmuş…

Yahu insanda biraz sıkılma olur !

Turnuvadan 1 haftada elenmişsin, bundan sonraki maçları evinden seyredeceksin, hâlâ bu ülke insanına masal anlatıyorsun…

Oysa ABD maçından önceki durum; bu maçın grup birinciliği garanti olan bir takımla grup sonunculuğu garanti olan bir takım arasında oynanacak olmasıydı. Formaliteden öte bir değeri var mıydı ? 

Üstelik ABD yola devam edeceği için 9 futbolcusunu dinlendireceği, bizim takımın da hiç olmazsa kaybolan prestiji telafi için oynayacağı belliydi.

Elbette tarihe bir ABD galibiyetimiz geçti, hiç yoktan iyidir…

Ancak bu maça daha fazla anlam yüklemek masal kıvamındadır.

Gencecik değerimiz Arda Güler bu maçtan sonra özür dilerken (ki o elinden geleni yapmıştır), hocanın kendi hataları üzerine sünger çekmesi pişkinliktir.

İlk 2 maçtaki kadro tercihleri, oyunu bizler gibi seyredip müdahale edemeyişi,

bu turnuvadan elenmemizin birinci nedenidir. Bunun bedelini kimin veya kimlerin ödeyeceği bellidir. Eğer “arkama TFF’yi alır, Eylül ayına kadar süre kazanırım” diyorsa, bu kadarını yapabilir. Ancak bu muhteremin başında olduğun takımın, Paraguay ve Avustralya karşısındaki çaresizlikten sonra Belçika, Fransa ve İtalya karşısında hayli zorlanacağı bellidir. İnşallah TFF bu tehlikeyi görür de hem onu hem de bizi bu dertten kurtarır.

Şimdi dönelim tekrar Dünya Kupası’na…

Bosna Hersek yola devam ediyor. Ekvador Almanya’yı yenerek yola devam ediyor. Nüfusu Maltepe kadar olan (530 bin) Yeşil Burun Adaları da yola devam ediyor. Hem de İspanya ile berabere kalarak ve yenilgi almadan gruptan çıkarak…

Eğer Montella efendi elde ettiği zaferle, bu en kolay gruptan sonuncu olarak ama başı dik şekilde ülkeye dönmeyi hak edebiliyorsa, yukardaki üç takımı nereye koyacağız ?

Bu ülkenin dünya üçüncülüğü bulunuyor, onunla nasıl kıyaslayacağız ?

Turnuvanın ikinci maçını (Paraguay) bitirdiğinde sıfır gol ve sıfır puanla dönüş biletini alan hocanın masallarını dinlemeye mecbur muyuz ?

Eğer çıkıp özür dileseydi, belki de bu kadar tepkiyle karşılaşmazdı. Ancak istifa etmesi gereken muhterem hâlâ horozlanmaya devam edince bunları yüzüne vurmak şart oluyor.