60 dakika korkak futbol 30 dakika cesur futbol
Volkan Hoca’nın oynatmak istediği oyun sisteminde hiçbir değişiklik yok. Rakibi geride bekle, kaptığın toplarla geçişi yap, hızlı hücumlarla rakip kalede tehlike yaratmaya çalış.
Hoca geldiği günden itibaren, acaba bu oyunu hangi maçta oynatabildi?
Gençlerbirliği’nde ise sahada görünen nedir?
Savunmayı ceza sahası önünde kur, rakibe rahat hücum yaptır, rakibi ceza sahası içine sok, kalende rakibe pozisyon ver ya da kalende golü gör.
Hücumda ise bağlantı yapacak oyuncun olmayınca da uzun toplarla şişirerek rakip kaleye gitmeye çalış.
Hoca’nın kafasındaki oyun sistemi ile sahada oynanan oyun arasında dağlar kadar fark var.
Olmuyor işte, oyun sisteminden tut da oyuncu tercihine kadar hepsi yanlış gözüküyor. Metin Diyadin dönemindeki oyuncular ile şimdiki oyuncular aynı. Demek ki bir şeyler yanlış yapılıyor.
Galatasaray karşısında da aynı şekilde maça başlayan Gençlerbirliği, maçın hemen başında yediği gol ile rakibini rahatlattı. Sonrasında ise tempoyu çok da yükseltmeyen Galatasaray karşısında hiçbir varlık gösteremedi Kırmızı Siyahlılar.
- dakikada yenilen ikinci gol ile oyundan iyice düştüler. Sahada amaçsız bir oyun oynanmaya başladı. Zaten bir grup seyirci de maçı bırakıp oyundan bile umudu kesince, Volkan istifa diye bağırmaya başladı.
İkinci yarıda yapılan değişiklikler ile Gençlerbirliği biraz kıpırdamaya ve rakip kaleye gitmeye çalıştı ama hala çok etkili değillerdi.
60.dakikada Galatasaray’ın ofsayt gerekçesi ile iptal edilen golünden sonra, Gençlerbirliği takımının aklına rakip kaleye gitmek geldi. Bu pozisyonun peşine de golü bulunca, skor tek farka indi ve rakip kaleye gidebileceğine ve rakibi sıkıştırabileceğine daha çok inandı oyuncular.
Gerçekten Gençlerbirliği oyuncuları önde baskı yapmaya, rakibi zorlamaya çalıştılar ve oyunun geri kalan bölümünde de başarılı oldular. Hatta maçın sonlarına doğru Galatasaray oyuncularına panik bile yaptırdılar.
Şimdi bu son 30 dakikada oynanan oyun, Gençlerbirliği için, en başta da Volkan hoca için, kalan 4 maçı kazanmak adına umut verici oldu.
Ama son 30 dakikada sergilediğin oyunu, 90 dakika sahada sergilemek için uğraşırsan umut verici olur. Aksi halde aynı sistemle başlayıp, gol yiyince oyun oynamaya ve mücadele etmeye çalışırsan, yine her şey aynı devam eder, değişen bir şey olmaz. Her maçta bunu gördük bunu yaşadık.
Ayrı bir parantez de Volkan Hoca’nın analiz ekibine. Galatasaray’ın attığı iki gol ve iptal edilen üçüncü gol, hemen hemen aynı şekilde oldu. Hızlı paslaşmalarla rakibi eksilt, topu kanatlara indir. Tersten gelen oyuncuya top çıkart ve golü bul.
Analiz ekibi, Galatasaray’ın hücum sistemini takıma nasıl aktardı bilmiyorum ama sanki bu oyun tarzına hiç önlem alınmamış gibiydi.